• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Eğitim Sen Mardin Şubesi 11. Olağan Kongresi Yapıldı

   11. Olağan Kongremizi yapmanın heyecanını bizimle paylaştığınız için hepinize teşekkür ederiz. Değerli dostlar sendikal mücadelemizin şanlı tarihi bu gün bir kez daha taçlanarak devam etmektedir. Eğitim ve bilim emekçilerinin 112 yıllık onurlu yürüyüşünde Encümen-İ Muallimin, Türkiye Öğretmen Dernekleri Milli Federasyonu, Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS), İLKSEN, Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (TÖB-DER), Eğit-Der, Eğitim-İş, Eğit-Sen, Öğretim Elemanları Sendikası (ÖES) sürecinden aldığı geleneğin izlerini görmek mümkündür.

   Değerli dostlar 112 yıllık bir süredir sendikal mücadele geleneğimiz emekçilerin ekonomik, demokratik, anadilde eğitim,  laik ve bilimsel eğitim için mücadele etmiş bu durum dönemin iktidarları tarafından sık sık baskı, tehdit, sürgün ve ihraç edilmeyle karşı karşıya gelmiştir. Buna rağmen günümüze gelinceye değin çizgisinden taviz vermeden mücadelesini sürdüren sendikamız, amaçlarından asla vazgeçmemiştir.  Son süreçte hükümetin OHAL’i bahane ederek üyelerimize karşı başlattığı sürgün ve ihraç politikaları sendikal mücadelemizi geriletmeye çalışmayı amaçlasa da eğitim sen güneşini asla karartamayacaklar.  Siyasi iktidar şunu bilsin ki ihraçlarımız onurumuzdur.  Son arkadaşımız dönünceye kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz.  Karanlığa teslim olmayacağız.
Siyasi iktidarın başta üniversiteler, eğitim kurumaları ve diğer iş kollarında uygulamaya koyduğu güvenlik soruşturması, liyakat ve sözlü mülakat gibi kendinden menkul tek tipleştirme kriterlerle kendisine benzemeyen kamu emekçilerini saf dışı bırakma habisliğini kınıyor, sosyal devlet anlayışına uygun her türlü fikre açık bir yönetim anlayışını sağlamanın mücadelesini verdiğimize ve bundan sonra da vereceğimize söz veriyoruz. 
Değerli dostlar, emeğin asıl sahibi kamu emekçilerini sindirmeye uğraşan, bunun yanında yandaş sendika yaratarak sus payı verdiği makam mevkilerle itirazları susturmaya çalışan siyasi iktidar, ekonomik, siyasi, askeri ve toplusal politikalarla halkın üzerindeki umutsuzluğu her gün biraz daha arttırmaktadır. Parasız eğitim, parasız sağlık, emekçiye bütçe sağlayacağına bütün kurumu özelleştirerek ülkeyi adeta özel sektörün çöplüğü haline getirmiştir. Adeta halkın cebini boşaltarak bir avuç yandaşa rant kapısı sağlamıştır.

   Halkın asıl sorunlarını duymazlıktan gelerek orta doğuda emperyalizmin hülyalarına dalmıştır. Komşularla sıfır sorundan, her komşuyla problemli bir hal alarak adeta ülkenin imajını ayaklar altına almıştır. Son olarak Suriye ve Libya politikaları ülkenin ne kadar da giderek bataklığa saplandığının göstergesidir.  Bu politikalar beraberinde vergi yükü olarak emekçilerin sırtına ağır bir yük olarak binmiştir. Halkın alım gücü hiçbir dönemde olmadığı kadar azalmış, bunun sonucu olarak intiharlar, cinayetler ve şiddet sarmalanarak çoğalmıştır.
Değerli dostar, AKP/Saray iktidarı, milliyetçi, tekçi, dinci muhafazakâr politikalarını, kapitalizmin 80’ler sürümü neoliberal politikalarıyla harmanlayarak,  savaş politikalarını da arkasına alarak oldukça uyumlu bir şekilde sürdürüyor. Bu politikalar, cinsiyet ayrımcılığını pekiştiriyor, kadın cinayetlerini, kadına yönelik şiddeti, tacizi ve mobbingi arttırıyor. Ucuz ve güvencesiz iş gücü olarak sermayenin her daim sarıldığı kadın emeği, ancak iş ve aile yaşamı uyumlaştırma anlayışıyla, esnek, parçalı istihdamın vazgeçilmez unsuru olarak, değersizleştirilerek istihdamda kendine yer bulabiliyor. Esasen de, KHK’ler eliyle iş güvencemiz fiili olarak ortadan kaldırılmıştır.

   Bu nedenler çalışma yaşamında da, ayrımcılığı ve eşitsizliği en derin yaşayan yine kadınlar olmaktadır. Ev içerisinde görünmez kılınan emeği, ücretli istihdam içerisinde de geleneksel rollere göre konumlandırılmakta, kamusal hizmet olması gereken çocuk, yaşlı ve hasta bakım sorumluluğu her daim kadınların omzuna yüklenmektedir.
Siyasi iktidarın cesaretlendirdiği kadının özgürlüğüne, bedenine, hayatına, kadın mücadelesine yönelik saldırıları; kadına reva görülmek istenen bu düzeni kabul etmiyoruz! Kadının örgütlenmesi,  yan yana gelmesini ve hayatı değiştirme iradesini ortaya çıkarabileceği en belirgin yerlerden birisi de Eğitim Sen çatısıdır.  Çünkü biliyoruz ki  kadını  kenara iten, yok sayan, emeğini görünmez kılan, bedenini metalaştıran bu sömürü çarkın dişlilerine bir çakıl taşı olup takıldığımızda, bu çark dönemeyecektir.

   Değerli dostlar, gücünü örgütlü mücadelesinden alan sendikamız, hiçbir baskı ve yıldırma politikaları karşısında geri atmadığı gibi bundan sonra da geri adım atmayacaktır. Yüz yılı aşkın gelenekten devraldığımız mücadele kararlılığını burada bir kez daha büyüteceğimizi ifade etmekte yarar görüyorum.
Değerli dostlar: Emek, barış ve demokrasi mücadelesinin bir bütün olduğu ve birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceği açıktır. Bu nedenle Eğitim Sen her zaman aydınlığın, eşitliğin, emeğin, demokrasinin, adaletin ve barışın savunucusu ve sesi olmuştur.

   Eğitim Sen’in mücadelesi aynı zamanda, düşünceyi ifade ve örgütlenme özgürlüğünün sağlanması, farklı kimlik ve kültürlerin kendilerini özgürce ifade edebildiği ve kamusal alanda kendisini temsil edebildiği gerçek anlamda laik ve demokratik bir Türkiye yaratılması mücadelesidir.
Eğitim Sen, geçmişten bugüne taşıdığı değerlerle, eğitim ve bilim emekçilerinin birlik, dayanışma ve mücadele örgütü olmayı sürdürecektir.

YAŞASIN EĞİTİM VE BİLİM EMEKÇİLERİNİN ÖRGÜTLÜ MÜCADELESİ!
YAŞASIN EĞİTİM SEN!


114 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
KESK'ten Haberler
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam64
Toplam Ziyaret196088
Hava Durumu
Saat
ANADİLSİZ EĞİTİM OLMAZ
DAHA GÜZEL BİR DÜNYA İÇİN EĞİTİM SEN'DE ÖRGÜTLEN
10 EKİM ANKARA KATLİAMI!
FAŞİZME, DARBELERE VE SAVAŞA KARŞI BARIŞ VE DEMOKRASİ İSTİYORUZ!
21 MART NEWROZ KUTLU OLSUN!
EŞİT VE ÖZGÜR YAŞAMAK İSTİYORUZ!