• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Bijî Yek Gulan - Yaşasın 1 Mayıs

ASIL ADALET

İnsanlarda tek sıcak kanun,
üzümden şarap yapmaları,
kömürden ateş yapmaları,
öpücüklerden insan yapmalarıdır.

İnsanlarda tek zorlu kanun,
savaşlara, yoksulluğa karşı
kendilerini ayakta tutmaları,
ölüme karşı yaşamalarıdır.

İnsanlarda tek güzel kanun,
suyu ışık yapmaları,
düşü gerçek yapmaları,
düşmanı kardeş yapmalarıdır.

Hep var olan kanunlardır bunlar,
bir çocukcağzın tâ yüreğinden başlar,
yayılır, genişler, uzar gider
tâ akla kadar.

 

Paul Eluard'ın dizelerinde ifade ettiği adalet; yaşamın olmazsa olmazıdır. Ellerimiz, emeğimiz ve yüreğimizle inşa ettiğimiz yaşam;  BARIŞ ve ADALET olmadan yarınlara ulaşamaz. İşte bizler bu sebeple;  emek ve meslek örgütleri olarak, yıllardır bizlerle kol kola omuz omuza duran demokratik kitle örgütleriyle ve siyasi partilerle beraber, 1 Mayıs Birlik Mücadele ve Dayanışma Gününde omuz omuza ve bir aradayız. İşçisi, kamu çalışanı, işsizi, emekçisi, emeklisi, aydını, sanatçısı, gazetecisi, öğrencisi, esnafı, kadını, genci, yaşlısıyla ekmek ve su kadar yaşamsal olan ADALET için, BARIŞ için bedenlerini ölüme yatıranlara SES veriyoruz. TECRİT bir insanlık suçudur, her dilde, her kültürde ve her kanunda insanlık suçudur. Gebze'de Bakırköy'de ve Kızıltepe’de annelere saldıran bir zihniyeti kabul etmiyoruz. DEVLETİN KENDİ HUKUK KURALLARINA UYMASINI İSTEYEN DTK ESŞBAŞKANI VE HAKKARİ MİLLETVEKİLİ LEYLA GÜVEN’in BAŞLATTIĞI AÇLIK GREVİ YAŞAMSAL KRİTİK AŞAMAYI GEÇMİŞTİR. LEYLA GÜVEN KADIN-EMEKÇİ VE BİR HALKIN İRADESİ OLARAK ONURUMUZDUR.

 Binleri aşan açlık grevi yapan tutsaklardan 15 i ölüm orucuna başlamıştır. 1 Mayısı böyle bir yaşamsal risk altında karşılayan Türkiye Halkları hep birlikte mücadeleyi yükseltmelidir.

Şu gerçeğin bir kere daha altını çizmek isteriz ki, 1 Mayıs herhangi bir miting değildir. 1 Mayıs dünyanın her tarafında, beş kıtada yüzlerce ülkede kutlanan,  işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günüdür. 1 Mayıs, yılın 365 günü ezilen, horlanan, yok sayılan milyonların kendilerini ifade ettiği, taleplerini, tepkilerini dile getirdiği bir gündür. Ve dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de işçilerin ve emekçilerin, bu günü kentin en merkezi meydanlarında coşkuyla kutlama hakkı vardır. Ve bu tüm kentlerimiz için en doğal haktır. Bu en doğal hakkı tanımayan Mardin Valisi'ni buradan tekrar kınadığımızı belirtelim.

Küçük bir azınlık için değil, bir avuç patron ve yandaş sermaye için değil, halkın emekçi çoğunluğu için yaşanılabilir bir  demokratik ülkede ekonomik krizin faturasını krizin sorumluları ödemelidir. Bu ülke; sermaye ve iktidar sahiplerinin çıkarları doğrultusunda, hukuksuz ve keyfi bir biçimde yönetilen bir ülke olmasın diye mücadeleye devam edeceğiz.

Mitinge çağrı metninde de vurgu yaptığımız üzere bizim memleket dediğimiz, ülkenin birikimlerinin varlık fonu adı altında talan edildiği, işsizlik fonunun patronlara, bankalara peşkeş çekildiği, kıdem tazminatımıza bile göz konulduğu bir ülke değildir. GÜVENCELİ ÇALIŞMA HAKKININ;  ULUSLARARASI SÖZLEŞME VE ANLAŞMALARLA, ANAYASAMIZ İLE GÜVENCE ALTINA ALINMIŞ, VAZGEÇİLEMEZ BİR HAK OLDUĞUNU HATIRLATMAK İSTERİZ.

Elimizde kalan son haklara da göz konuluyor. IMF’siz bir IMF programı ile karşı karşıyayız. 10 Nisan’da açıklanan “Yapısal Dönüşüm Adımları” adlı paket, hükümet çevrelerinden yapılan “seçimden sonra ilk işimiz personel reformu olacak” beyanları elimizde kalan başta sınırlı iş güvencemiz olmak üzere son haklara da göz koymuş oldu ve  ölümüne çalıştırıldığımız işyerleri, açlık ve yoksulluk sınırının altında ücretler, taşeron köleliği, güvencesizlik kapımıza dayandı.

Bu ülke onu var eden bizlerin ülkesidir ve yıllardır ceplerini doldururken sırtımızdan elde ettikleri nimetleri kimseyle paylaşmayanların, “hep bana” diyenlerin, işimize, aşımıza, haklarımıza el uzatanların çiftliği değildir.

Kanun hükmünde kararnamelerle on binlerce kişinin ihraç edildiği, barış talep eden akademisyenlerin cezalandırıldığı, hapishaneleri muhaliflerle, akademisyenlerle, gazetecilerle, siyasetçilerle dolu, devletin kendi hukukuna, kurallarına bile uymadığı, “hukuk devleti” ile bağdaşmayan, demokrasiden uzaklaşmış bir ülkede yaşamamak için MÜCADELE EDECEĞİZ.

HAYIR İZİN VERMEYECEĞİZ; emekçilerin bir bölümünün diğer bölümüne karşı kışkırtıldığı, ülkeyi yönetenler ve kontrolündeki medya tarafından hedef gösterildiği, düşmanlaştırıldığı, göçmen işçilerin yok sayıldığı, savaş ve baskı politikalarıyla yönetilen bir ülke olmayacak bizim ülkemiz.

 



169 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
KESK'ten Haberler
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam34
Toplam Ziyaret171750
Hava Durumu
Saat
ANADİLSİZ EĞİTİM OLMAZ
DAHA GÜZEL BİR DÜNYA İÇİN EĞİTİM SEN'DE ÖRGÜTLEN
10 EKİM ANKARA KATLİAMI!
FAŞİZME, DARBELERE VE SAVAŞA KARŞI BARIŞ VE DEMOKRASİ İSTİYORUZ!
21 MART NEWROZ KUTLU OLSUN!
5 EKİM DÜNYA ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN!